Hayvan sağlığı, günümüzde yalnızca veteriner hekimliğin bir konusu olmaktan çıkmış; uluslararası ticaretin, küresel gıda güvenliğinin ve nihayetinde halk sağlığının merkezine yerleşmiştir. Dünya genelinde kabul gören "Tek Sağlık" (One Health) yaklaşımı, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğunu vurgular. Bu bağlamda, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Codex Alimentarius gibi uluslararası otoritelerin belirlediği katı standartlar, hayvancılık sektörünü geleneksel yöntemlerden uzaklaşarak daha güvenli, sürdürülebilir ve doğal alternatifler bulmaya yöneltmektedir. Bu dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri ise probiyotikli hayvan bakım ürünleridir.
Küresel canlı hayvan ve hayvansal ürün ticaretinde ülkelerin karşılaştığı en büyük teknik engellerden biri kalıntı limitleri ve antimikrobiyal dirençtir (AMR). SPS (Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri) Anlaşması kapsamında, ithalatçı ülkeler gıdalarda antibiyotik veya kimyasal kalıntı bulunmasına karşı sıfır tolerans politikaları geliştirmektedir.
Probiyotikler, hastalıkları önlemede ve hayvan refahını artırmada antibiyotiklere olan bağımlılığı azaltarak bu küresel ticaret engellerinin aşılmasında kritik bir rol oynar. Sindirim sistemini düzenleyen ve bağışıklığı güçlendiren faydalı mikroorganizmalar, hayvansal ürünlerde hiçbir kimyasal kalıntı bırakmadığı için uluslararası ihracat standartlarıyla %100 uyumludur.
Probiyotikli bakım ürünleri ve yem katkıları, hayvanın türüne ve fizyolojik ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edildiğinde hem koruyucu hekimlik hem de verimlilik açısından uluslararası standartları karşılayan sonuçlar verir:
">